İSVİÇRE
CENEVRE
Biz İsviçre gezimize İspanya tatilimizden sonra devam ettik. İspanya'dan uçak ile Fransa Lyon'a uçup araba kiralayarak İsviçre'ye geçtik. Geçişte aracınızın plakasına yapıştıracağınız vignette adı verilen stickerdan almanız gerekiyor. Geçişte polisler bekliyor ancak durdurup kontrol etmiyorlar. İsviçre'de ilk olarak Cenevre'ye geçtik. Burası ülkenin önemli şehirlerinden biri, ancak İsviçre'nin yemyeşil tabiatını göremiyorsunuz. Tam bir şehir görüntüsü var. Cenevre'yi gezmek için bir gün yeterli olacaktır. Şehirde yer alan Eski Şehir bölgesini mutlaka gezin. O bölgede dolaşırken karşılaşacağınız Les Armures oteli ve restoranı en eskilerdendir. Peynir fondüsü ise çok meşhurdur. En önemli ve renkli caddeler olan Rue du Marche ve Rue de la Croix d'Or akşam üzeri yürümeniz için çok uygun bir yer. Kalabalık ve cıvıl cıvıl oluyor. İnsanlar iş çıkış saatinde tramvaylara yetişmek için koştururken hiçkimse birbirinin hakkını yemiyor. Bu iki cadde boyunca sağlı sollu bir çok mağaza ve yemek yeri var. Akşam yemeği için de iyi bir seçenek olabilir. Biz Cenevre'ye geldiğimizde bir gece kaldık. Kaldığımız yer Atelier de St. Maurice, şehirden yürüme yolu olarak uzaktı. Ancak araba ile 7-8 dakikalık mesafe içerisinde. Otel tam olarak Fransa sınırında. Radyonuz Fransız kanallarına bağlanabilir. Bu oteli kesinlikle tavsiye ederim. Otelin sahibi bir bayan ve burası otelden daha çok bir ev gibi. İki binanın birini otel olarak misafirlere kiralıyor, kendi de diğer binada kalıyor. Sabah horoz sesleri eşliğinde uyanıyorsunuz ve günlük gazete ve taze ekmek getiriyor evin sahibi. Şehirdeki oteller gibi çok pahalı da değil. Ancak biz gittiğimizde otelin sahibini otelde bulamadık, komşuları sayesinde otelin sahibi ile iletişim kurduk.
Cenevre Gölü, diğer adıyla Leman, Fransa ile İsviçre arasındaki doğal sınırdır. Gölün üzerinde bulunan Jet D'eau dünyadaki en uzun fıskiyelerden biri ve Cenevre'nin simgesi haline gelmiş. 140 metreye kadar su sıçratabilir, bu yüzden fazla yaklaşmamanızı tavsiye ediyorum. Fıskiyelerden biraz daha ilerleyince İngiliz bahçesini göreceksiniz. Burada çiçek saati yer alıyor. Fıskiye gibi bu saat de Cenevre'nin simgesi haline gelmiş. Ve bana kalırsa İsviçre'nin saatlere olan düşkünlüğünün de simgesi. Saati oluşturan çiçekler her mevsim değiştiriliyor. İngiliz bahçelerinin yanında yer alan Mont-Blanc köprüsü ile karşı tarafa yürüyerek geçebilirsiniz. Biz dönüşte Jean Jacques Rousseau adası üzerinden geçiş yaptık. Burası oldukça küçük bir ada ve ortasında Rousseau'nun heykeli yer alıyor.
LOZAN
Cenevre seyahatimizden sonra araba ile Lozan'a doğru yola çıktık. Cenevre Gölü manzarası yol boyunca bize eşlik etti. Direkt Lozan'a gitmektense birkaç yerde mola verdik. Bunlardan ilki Nyon oldu. İkincisi ise St. Prex. St. Prex oldukça tatlı küçük bir kasaba. Lozan'dan önce son durağımız da Morges oldu.