Your browser version is outdated. We recommend that you update your browser to the latest version.

TOSCANA

 

     İtalyanın orta kısmında kalan Toscana Kuzey, Güney, Doğu, Batı ve Orta Toscana olmak üzere 5 bölüme ayrılmaktadır. Ülkemizden de çok sayıda gezi düzenlenen bir bölgedir.Toscanayı gezmeye niyetiniz var ise bence en güzel mevsim Eylül ayıdır. Temmuz ve Ağutos ayları çok sıcak geçer. Kısa süreli yaz yağmurlarına rastlamaz iseniz Eylül en güzel aylardandır. Ne sıcak de ne soğuk.

     Toscana Orta İtalya'da bulunan şarapları, zeytinyağları ve tarihi şatoları ile ünlü bir bölgedir. Italya'nın dünyaca ünlü  şarapları bu bölgede üretilmektedir. Toscana'da ulaşım tüm İtalya'da olduğu gibi son derece kolaydır. Şehirler birbirlerine çok yakın olduğu için, ayrıca şarap tadımı yapmak, üzüm tarlalarını görmek ve eski ortaçağ şehirlerini gezmek için en ideali arabadır.

     Mümkün ise İtalya'da her gittiğiniz yerde şarap tadımı yapın, şaraplar genellikle bölgesel üzümlerden yapılıyor. Damak tatları hepsinde farklıdır.

     Tüm İtalya'da olduğu gibi Toskana'da da bütün bu şehirler geçmişlerinde ayrı ayrı bağımsız birer şehir devletlermiş. Tarihleri boyunca birbirleri ile savaşmışlar. Buna rağmen şehirlerin tarihi dokusunu korumuşlar. Asla yeni yapılaşma olmamış. Ülkemizi düşününce üzülmemek elde değil.

     Floransa ve Siena en büyük ve mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir. Ancak planlamayı iyi yapmanız lazım. Toscana bölgesi irili ufaklı hepsi birbirinden güzel ve görülmeye değer bir çok ortaçağ kenti ile, bunları birbirlerine bağlayan dar dolambaçlı yollar ile, muhteşem asma bahçeleri olan küçük tepeler ve vadilerden oluşmaktadır. Ve bu yüzden gerçekten Toscanayı gezmek istiyorsanız mutlaka bir araba kiralamanız şart.

     Bir de vakit sorununuz yoksa kesinlikle GPS'inizde "otoyol ve paralı yollardan kaçın"ı işaretleyin. Böylece Toscananın arayollarında kendinizi özgür hisseder, muhteşem vadilerde ister üzüm yiyerek ister şarap tadımı yaparak veya durup manzara seyrederek harika bir seyahat yapabilirsiniz. Belki de bir Toskanalının günlük hayatını daha rahat gözlemleyebilirsiniz.

     Her ne kadar birbirlerine yakın gözükseler de dar ve dolambaçlı yollar nedeni ile seyahat süresi uzamaktadır. Ayrıca yüzlerce mekanda şarap ve yağ tadımı da yapabilirsiniz. İtalyanlar bu konuda oldukça cömertler.

     San Gimignano gerek büyüklüğü gerekse de Floransa'ya da yakınlığı açısından ortaçağ kentlerinin en meşhurlarındandır. Şehir surları dışında bir çok park alanı vardır. Bir ortaçağ kentinin tüm havasını yaşayabilirsiniz. Eğer otel programı yapmadıysanız San Gimignano'da kalmanızı tavsiye ederim. Birçok çiftlik evi burada artık turistlere otel olarak hizmet ediyor. Ancak hizmet kalitesi ise çok değişmektedir. Kendilerini butik otel olarak sayan yerlerde kahvaltı, sivrisinek veya temizlik sorunları olmaktadır. Otel rezervasyonunuzu yaparken bunlara çok dikkat edin.

 

Size bir de şarap tadım yeri tavsiye etmek istiyorum.

 

Tenuta Torciano: Via Crocetta 18 Ulignano, San Gimignano.

 

Burası bir aile işletmesi. Servis yapanlar ile işletmecilerin hepsi de harika ve güleryüzlü insanlar. Geniş bir bahçe içerisinden tadım yerine geliyorsunuz. Önceden rezervasyon yaparsanız yemek eşliğinde muhteşem bir tadım yapabilirsiniz. Yemekler de, şaraplar da, sunum da çok güzel. Ancak isterseniz yemeksiz olarak da tadım yapabilirsiniz. Yemekli şarap tadımına kişi başı 10 euro alıyorlar. Bence değer.

Ayrıca şarap dışında trüf mantarlı sızma yağları ve acı biberli sızma yağları var. Biz ikisine de bayıldık. 

Toscana'da bizim gezdiğimiz şehirler

Floransa

San Gimignano

Montepulciano

Monteriggioni

Siena

Pissa

Lucca

Arezzo

Greeve in Chianti

 

Arezzo

Arezzo Doğu Toscana'da bir şehir. Burası aynı zamanda "Hayat Güzeldir" (La vita e bella)'in çekildiği yer.  O meydanda asılı bir sürü gömlek var ve hepsi çok temizdi. Arada yıkayıp aynı yerlerine asıyorlar. Gerçekten ilginçti. Akşam "La Constantin"de oturduk. Şansımıza, kafe tarafından o gün müzik dinletisi veriliyordu. Meydanda ve ara sokaklarda eğlenceler düzenleniyordu. Biz orada "İ Portici" otelinde kaldık. Meydana çok yakın. Yürüyerek çok kısa sürede meydana ulaşılıyor. Tavsiye ediyorum. Arezzo'nun; San Gimignano'ya, Montelpuciano'ya, Siena'ya ortalama 45-50 dakika mesafesi var. Biz 3 gün Arezzo'da kaldık. Bu kaldığımız süre içinde ilk olarak Arezzo'yu gezdik. Diğer günlerde de Arezzo'nun dışına çıktık, akşam döndük. Siz de böyle bir tur düşünebilirsiniz. Ne yorucu oluyor ne de yol sıkıcı oluyor. 

 

San Gimignano

 

 Piazza del Cisterna'da dünyanın en iyi dondurmacısı unvanına sahip "Gelateria Dondoli" var. Oraya gelince zaten kuyruktan anlıyorsunuz. Çok çeşitli dondurmaları var. Hatta naneli dondurma istediğinizde nane bitkisinin tadı geliyor. San Gimignano "kulelerin şehri" olarak biliniyor. Eskiden 76 kule varmış San Gimignano'da. Bu kulelerde zenginlerin servetleri dururdu. Kule ne kadar yüksek ise aile o kadar zengindi. Şimdi bu kulelerin sadece 14 tanesi ayakta kalabilmiş. 

Ana girişten yukarı doğru çıkarken bir çok irili ufaklı şarap tadım dükkanları göreceksiniz. Mutlaka şarap ve peynir tadımı yapın. Burada acılı, baharatlı ve nefis tatları olan porçini ve trüf mantarlı peynirler bulacaksınız.

Ana meydandan içerilere girdiğinizde dinlenebileceğiniz daha ekonomik kafeler bulabilirsiniz.

Eğer şarap tadımı yapmak ve türüf mantarlı acılı veya acısız zeytinyağı almak istiyorsanız yazmış olduğum adrese mutlaka gidin. San Gimignano'ya 10 dakika uzaklıkta Tenuta Torciano , Via crocetta,18 San Gimignano . Eğer daha önceden rezervasyon yaptırırsanız konaklama da yapabilirsiniz. Güzel bir yemek eşliğinde şarap tadımı da yapabilirsiniz. Çok sıcakkanlı insanlar ve size İtalyan konukseverliğinin hepsini gösteriyorlar. İsterseniz direkt olarak Türkiyeye'de yollatabilirsiniz.

San Gimignano da akşam yemeği için Via del Fossi 17 deki Il Travatore yi tavsiye ederim. Kazıklanmadan yemek yenilecek güzel bir yer.  Pizza, makarna ve eti muhteşem. Şaraplar bölge şarapları ve ucuz.

Türüf mantarı ve peynir seviyorsanız. Her ikisini de San Gimignano da bulabilirsiniz. Çok çeşitli yöresel peynir , özellikle de trüflü değişik peynirler bulabilirsiniz. Hatta konserve veya taze trüf mantarı da satın alabilirsiz. Fiyatları da boyutuna göre değişmektedir.

San Gimignano'nun hemen ana girişinden girince sağda birkaç dükkan geçince aşağıya inen merdivenli dükkandaki peynir üreticisi bu konuda çok iyi ve ilgili. Tavsiye ederim.

Ayrıca ilk meydandaki meşhur dondurmacıyı kesinlikle boş geçmeyin. Haklı bir şöhreti var. 

 

Siena

 

Siena denince ilk akla gelenlerden biri Siena Paliosu'dur. Biz Siena'ya gittiğimizde ayın 15'inde yapılacak olan yarışmaya hazırlanıyorlardı. Akşam 7 gibi toplanılmasını söylediler. Sabahtan restoran olan yerler; masalarını geri çekti, kumlar ıslatıldı, yavaş yavaş insanlar ortaya toplanmaya başladı. İzlemek için sadece ortaya  toplanılmıyor. İsteyenler belirli bir ücret karşılığı kafelerde, ya da yarış için konan özel sandalyelerde oturabiliyorlar. Hazırlık da yarış gibiydi. Anaokulu öğrencileri, taraflarının formalarını giymişler, insanlar tuttukları takımın marşlarını söylüyorlardı. Tam bir yarış havası vardı ve fena bir kalabalık. Yarış başladı. İlk sefer atlar aynı anda çıkamadı. İkinci sefer biraz uğraştılar ama sonunda çıktılar. Ve yarış bitti. 2 dakika bile sürmedi. Şunu da eklemeliyim. Yarış başlamadan yarım saat önce top attılar. İlk sefer herkes ne olduğunu şaşırdı. Bunu birkaç kere daha tekrarladılar. Çok gürültü çıkarıyor. Yarıştan sonra meydandan çıkmak da ayrı bir dert. Dışarı çıktık, insanlar atların yanında hala eğleniyorlar. Bir yandan anaokulu çocukları grup halinde çıkıyor. Bir ipin içine tüm çocukları almışlar, rahat rahat gidiyorlar. O karmaşadan sonra sonunda bir restoran bulduk. Restoranda çok uzun kalmamamıza ve dışarıdaki o kalabalığa rağmen restorandan çıkarken etrafta kalabalıktan iz yoktu. İnsanlar normal yaşantılarına dönmüşler.

 Siena'ya gidince Siena Duomosu'nu da görün. Halk, kiliseyi yaparken veba salgını nedeniyle tamamlayamamış, 250 yılda yapılmıştır. Ön cephesinde bulunan Güneş sembolü; Sienalıların Contrada amblemlerini bırakıp tek bir çatı altında birleşmeleri için yapılmıştır.

 

Lucca

Siena veya Floransa'dan Pisa'ya giderken yolunuzun üzerindeki harika bir şehirdir. Bence bir Toskana gezisi Lucca'sız olmaz.

Lucca tüm Toskana'da kalınabilecek bir ortaçağ kasabası olmasına rağmen bir kaç bölgeden birisidir. Diğerlerine göre oldukça büyük ve gece gündüz canlı bir kasabadır.

Vaktiniz varsa kesinlikle bisiklet kiralayıp bir gününüzü burada geçirmenizi tavsiye ederim.  

Lucca'da aradığınız her şeyi bulacaksınız. Tarih, bol italyan restoranları ve alışveriş...

Biz Lucca'ya gitmeden booking.com'dan çok güzel bir otele rezervasyon yaptık. Piccolo Ritz bir aile işletmesi ve çok temiz bir otel.

Şehir aynı şekilde surlar ile çevrili, dar ama düzenli sokakları var. Bisikletten hoşlanıyorsanız günlük kiralamanızı tavsiye ederim. Her yere daha çabuk ulaşırsınız. Araba ile surların içerisine girmek yasak. Surların girişinde yazıyı göreceksiniz. Ancak, oteliniz surların içerisinde kalıyorsa otele plakanızı bildirerek giriş yapıyorsunuz. Onlar plakayı polislere iletiyor.

Bizim Lucca'da akşam yemeği için 2 gecemiz vardı. Otelimizden tavsiye alarak tipik Toskana yemekleri yapan bir restorana ait kartı alarak şehir merkezine gittik. Akşam hava karanlık olduğu için haritaya göre tahmini olarak adrese gittiğimizde birden OSTERIA adlı restoranı gördük ve içeri girdik. Ne ısmarlayabiliriz diye düşünürken restoran sahibinin tavsiyesini dinlemeye karar verdik. Küçük porsiyonlarda ama inanılmaz kaliteli,  damak tadı harika olan kendi tarzlarında harika bir akşam yemeği yedik. Her şeyi kendileri o anda yapıyorlardı. Dondurulmuş hiç bir ürün yoktu.

İkinci akşam yine aynı yerde yemek üzere bu sefer yoldan gelirken bir arka sokağında bu sefer OSTERIA VIA S.GIORGIO adlı başka bir restoran gördük. Aslında bu bizim kartımızdaki aradığımız restoranmış. Burası da çok güzel ve harika yemekleri olan bir yerdi. O akşam menüde tavşan vardı. Her iki restoran da tripadvisor logolu ve kesinlikle tavsiye edeceğim yerler.

Lucca'da yemek için önceden hazırlıklı olmak gerekir. Çok iyi şefleri ve restoranları var, ama kesinlikle bazılarına rezervasyon gerekiyor. Fiyat ve kalite dengesi olarak tavsiye edebileceğim bazı restoranlar şunlardır:

 

Da pasquale; Via del moro 8

Allosteria ; Via saint Andrea 8

Osteria San Giorgio ; Via San Giorgio 26

Osteria Baralla ; Via Anfiteatro 5

 

Özellikle Da Pasquale  fiyatları diğerlerine göre biraz daha yüksek ama çok güzel tatları var. Ancak mutlaka birkaç gün önceden rezervasyon yaptırmanız gerekir. Bence değer. 

Lucca şehir merkezi ve çevresi ( Lucca Hills ) ayrı ayrı gezilebilecek bölgelerdir. Doğa ve tabiat güzelliklerinden hoşlanıyorsanız, bu arada biraz da gurme gezisi yapayım diyorsanız  Lucca çevresindeki 1 günlük turu yapmanızı tavsiye ederim. Lucca çevresinde araba ile tepeleri ve villaları gezebileceğiniz güzergah:

 

Lucca

Pieve di Brancoli

Ponte della Maddalena

Borgo a Mozzano

Collodi

Camigliano

Sgromigno in monte

Lucca dönüş

 

Arabayla, manzaralı bir güzergahta dinlenerek küçük kasabaları ve Lucca tepelerini gezmek istiyorsanız, tam size göre bir program.

Şeytan köprüsü ya da Ponte della Maddalena 1840 yapımı halen kullanılan taş bir köprüdür.

Collodi dar ve dik yamaçları ve girişindeki pinokya temalı bahçesi ile ünlüdür.

 

Önemli villalar ( hepsini gezmeseniz de bazılarını gezmenizi tavsiye ederim)

Strada del vino e dellolio

Segromigno in monte

Villa Torrigiani

Camigliano

Montecarlo ( zamanınız varsa ve öğleni de ayarlarsanız tepelerde güzel bir öğlen yemeği de yersiniz)

 

Ayrıca görülmesi gerekli önemli ortaçağ kentleri

Greve in Chianti

Montepulciano

Volterra

Monteriggioni